Türkiye’de Uzay Odaklı Yeni Bir Hareketin Öncüsü Olacak

Türkiye’de Uzay Odaklı Yeni Bir Hareketin Öncüsü Olacak

Türkiye’nin tek uzay mimarı olarak dikkat çeken Ayşe Ören; bugün NASA, Deep Space Industries, The European Space Agency (ESA), New Worlds gibi kurumların üst düzey yöneticileriyle iletişim halinde…  Fransa’da “Geleceğin Lideri” seçilen, dünyanın farklı noktalarında “Uzun Dönem Uzay Misyonlarında Mekan Tasarımı”na yönelik konferanslar veren, farklı tasarım yarışmalarında ödüller kazanan Ayşe Ören, tüm bu başarısını azmine ve uzay tutkusuna borçlu.

Çocukluğundan bu yana astronot olmayı hayal eden ve uzayla ilgili hayalini 2015 sonrasında uzay mimarisine yönelik çalışmalarıyla gerçekleştiren Ayşe Ören, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarım Bölümü’nden 2006’da mezun oldu.

Başarılı bir tasarımcı olan Ören, bugüne kadar pek çok önemli projeye imza attı. Michael Jackson Anıt Tasarımı Yarışması’nda dünya genelinde yapılan halk oylaması ile birinci oldu. Boğaziçi Üniversitesi Teknopark bünyesine kabul edilen ilk tasarımcı olarak dikkat çekti. “Herkesin başarı yolu bireyseldir.” diyen Ayşe Ören, başarıyı bir zihin tutumu olarak değerlendiriyor ve uzay mimarisi alanında çok daha farklı projelerin içerisinde yer almayı hayal ediyor. Şu an DesignArt şirketiyle Yıldız Teknopark bünyesinde inovatif tasarım projelerine imza atan Ayşe Ören, Ağustos 2017’den bu yana Deep Space Industries (DSI) bünyesindeki New Worlds’ün yönetim kurulu üyesi olarak da hizmet veriyor. Uzay alanındaki çalışmalara Türkiye’nin de katkıda bulunabilmesini amaçlayan Ören, İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğrencileri ve Yıldız Teknopark iş birliğiyle farklı bir proje geliştirmeyi planlıyor. New Worlds’ü Türkiye’de enstitüleştirmeyi hedefleyen Ören’in 2018’deki en büyük önceliği ise farklı bir felsefeyle öne çıkan ve odak noktası uzay olan “SpaceDancer” çerçevesinde bir hareket yaratmak.

Kendisine sunulan fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi

Ayşe Ören’e uzay mimarı olma sürecinin nasıl geliştiğini sorduk ve şu yanıtı aldık: “Haziran 2015’te beni Paris’te düzenlenecek Hello Tomorrow’un ödül törenine davet ettiler. Burada NASA ve Deep Space Industries (DSI) gibi kurumların üst düzey yöneticilerinin olacağını söylediler. Ödül töreninde NASA’nın CTO’su David Miller ve Deep Space Industries (DSI) firmasının kurucusu Rick Tumlinson ile tanıştım. Türkiye’ye döndükten sonra Deep Space Industries’in kurucusu Rick Tumlinson’la toplantı yaparak kendimden ve projelerimden bahsettim. Tumlinson, bana “Uzun Dönem Uzay Misyonlarında Mekan Tasarımı” alanında bir konuşma hazırlamamı söyledi. Bu alanın yeni geliştiğini belirtti ve çalışmamla fark yaratırsam, dünya genelinde tanınacağımı vurguladı. Sonrasında bu konuda başarılı bir çalışmaya imza atabilmek için çok ciddi bir araştırma sürecine girdim. Detaylı ve titiz bir çalışmanın ardından Ekim 2015’te Teksas’a gittim. Deep Space Industries (DSI) bünyesindeki New Worlds’ün düzenlediği bir konferansa katıldım. Dünyanın en önemli bilim insanı, girişimci ve araştırmacılarının karşısında konuştum. Konuşmamda esenlik vurgusunda bulundum. Olayı 5 duyudan alıp; transhümanizme, yapay zekaya ve mimarinin evrimine dayandırdım.”

Ağustos 2017’de New Worlds’ün yönetim kurulu üyesi oldu

Yaptığı konuşmanın çok beğenildiğini ve kendisine yeni kapılar açtığını söyleyen Ayşe Ören, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kasım 2015’te Türkiye’ye döndüm. Bir süre sonra beni Fransa Büyükelçiliği’nden aradılar ve görüşmek istediklerini söylediler. Bunun üzerine İstanbul’da buluştuk. Bir süredir yaptığım işleri incelediklerini, Fransız Dışişleri Bakanlığı’na yaptığım çalışmaları gönderdiklerini, bakanlığın beni “Geleceğin Lideri” seçtiğini ve Fransa’ya davet edildiğimin bilgisini verdiler. Mayıs 2016’da Fransa’ya gittim. 1 hafta boyunca Fransız Dışişleri Bakanlığı tarafından devletin en üst düzey yetkilisi seviyesinde ağırlandım. Fransa’nın uzay ve teknoloji alanında çalışmalar yapan birçok kurum ve kuruluşunun yöneticileriyle bir araya geldim. Daha sonra Rick Tumlinson, beni gruba almayı teklif etti ve New Worlds Institute’u Türkiye’de yapılandırma çalışmalarına destek olmamı rica etti. Ağustos 2017’de ise New Worlds’ün yönetim kuruluna dahil oldum.”

Tasarım odaklı çalışmalarını DesignArt şirketi aracılığıyla Yıldız Teknopark’ta sürdüren Ayşe Ören, “Uzay meselesi, farklı konumlardaki kişilerin birlikte çalışmasını gerektiriyor. Türkiye’nin bu sürece nasıl bir katkıda bulunabileceğine yönelik projeler geliştirmemiz gerekiyor. Tek başına değil; bu işi bilen, bu işi seven kişilerle bir üst seviyeye çıkacak çalışmalara dahil olmak istiyorum.” diyor.

2018’de yeni bir hareket başlatacak

2018 yılında en önemli önceliğinin bir proje çerçevesinde ilerlemek olduğunu belirten Ayşe Ören, SpaceDancer adını verdiği akım çerçevesinde bir topluluk kurarak, hareket yaratmak istiyor. Ören, “Bu projenin odak noktası ise elbette ‘uzay’ olacak. Nasıl bir proje kurgulayacağımı ise adım adım netleştireceğim. Bundan 10 sene önce tasarım işine girdiğimde bana, ‘sen uzayla ilgili projeler de yapacaksın’ demiş olsalardı bana çok afaki gelirdi. Bu tip şeyler, işin içerisine girdikçe şekilleniyor. Neler yapacağımı ve olayların nasıl gelişeceğini, içine girdiğim yol belirleyecek. Örneğin, uzay mimarisi ile ilgili bir kitap yayınlamak istiyorum. Müzik, resim, sanat, felsefe, sosyoloji odaklı bir bütünlük oluşturmayı planlıyorum. Önümüzdeki yıl Los Angeles ve Kaliforniya’da netleşen bir takım paneller var.” diyor.

İnsanlar bir gün gezegenler arası seyahat eden bir ırka dönüşecekse, bu sürece katkı sağlayan, bu olayların hayata geçmesinde emeği olan bir uzay mimarı olarak anılmak istediğinin altını çizen Ören, “Ben bir uzay mimarıyım. Yaptığım iş ise uzayda yaşam alanı mimarisi üzerine… İnsan evrimine meydan okurken, atmosfer dışına çıkıp başka gezegenlere gidecekken, gezegenler arası bir ırk olmanın hayalleri artık halklar boyutunda bile biliniyor. Önümüzdeki dönemde Mars’ın farklı bir ifadeyle Mars’a varmanın çok önemli bir kilit noktası olacağını düşünüyorum.” yorumunda bulunuyor.