Sularla Gelen Şifa

Sularla Gelen Şifa

İnsanoğlu yüzyıllar boyunca hastalıklara karşı şifayı doğada aramış ve doğanın tüm nimetlerinden faydalanmaya çalışmış. Yalnızca otlar ve bitkilerin değil suyun da şifası ve birtakım hastalıklara karşı faydasını keşfetmiş.

Çeşitli hastalıklara karşı, vücuda zindelik vermek ve güzelleşmek amacıyla keşfedilen ve faydası olduğu görülen sulara şifalı su adı veriliyor. Bir bölgede elde edilen suyun şifalı su olarak anılması için belirli şartları barındırması gerekiyor. Yer altından elde edilen suyun 1 litresinde en az 1 gram mineral, karbondioksit, hidrojen sülfürün veya radon gazlarından birinin bulunması şart. Şifalı suların banyo yapılarak ve içilerek olmak üzere 2 çeşit fayda alanı var.

Şifalı sular içilerek tüketildiğinde baş ağrısına, ağız kuruluğuna iyi geliyor. Böbrek ve safra kesesi kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, mide ve bağırsak tembelliğine, spastik kolon rahatsızlığına, sürekli kabızlık haline, idrar yolu enfeksiyonlarına ve hormon yetersizlikleri gibi rahatsızlıkları tedavi etmeye destek sağlıyor. Şifalı sularla banyo yapıldığında ise romatizma, nevrit, siyatik, polinevrit, kadın hastalıkları, lumbago, nevralji ve kırık-çıkıklardan sonra oluşan mafsal yapışıklıkları gidermede faydası görülüyor

Ülkemiz kaplıcalar açısından olukça zengin. Birçok bölgede şifalı su kaynaklarının olduğu bilinmekte. Yılın belirli zamanları bu şifalı sular hastalar tarafından, hatta belirli bir hastalık nail olmadan da zindelik ve güzellik vermesi sebebiyle, tercih ediliyor. Denizli ve en önemli ilçelerinden Pamukkale de kaplıcaları ve şifalı suları ile termal turizmin en gözde merkezlerinden… Yerli ve yabancı turistler tarafından en fazla tercih edilen yerlerin başında geliyor. Yüzyıllardır şifa dağıtan kaplıcalar günümüzde de her sene yüz binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Siz de sağlık sorunlarınıza, hekiminize bilgi vermeniz kaydı ile, sularda şifa aramak isterseniz Pamukkale ve çevresindeki kaplıcalardan faydalanabilirsiniz.

PAMUKKALE ILICALARI

1988’den bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, Hierapolis Antik Kenti ile iç içe. Yalnızca ülkemizin değil dünyanın da en önemli antik kent bölgelerinden olan Hierapolis Antik Kenti, tıpkı travertenler gibi UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor. Bergama Krallığı’nın günümüze bıraktığı eşsiz antik miras, kurulduğu M.Ö 197’de bile termal kaynakları ve şifalı özellikleriyle ünlü. Hierapolis kentinin bulunduğu alanda Pamukkale’nin şifalı suları küçük bir gölden kaynayarak 100 metre yükseklikteki yamaçtan çağlayanlar şeklinde dağılır. Kaynayan ve dağılan sular Pamukkale travertenlerini oluşturur. Pamukkale kaplıcalarının su sıcaklığı 35 ile 100 derece arasındadır. Rengi berrak ve tadı acı olan Pamukkale kaplıca suyuları, girildiğinde kalp, damar sertliği, tansiyon, romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıklarına; içildiğinde ise spazmlı midelere iyi gelmekte… Ayrıca, idrar söktürücü özelliği, böbrek ve kum taşlarının dökülmesinde, idrar yolu iltihaplarında etkili olduğu bilinmekte.

KARAHAYIT TERMALLERİ

Karahayıt, Pamukkale’nin 5 km uzağında yer alıyor. Suları az miktarda karbondioksit ve fazlaca radyoaktivite içerir. Kırmızı suyu ile bilinen Karahayıt’ın suyu ortalama 50 derece. İçme kürleri sindirim sistemi bozukluklarında, safra kesesi ve safra yollarının kronik iltihaplarında, şişmanlık, diyabet, gut hastalıklarında tedavi amaçlı kullanılıyor. Ayrıca dolaşım sistemi, kalp, beyin ve damar rahatsızlıkları, tansiyon ve romatizmal sendromlarına da iyi geliyor.

AKKÖY ÇAMUR KAPLICALARI

Denizli’nin zengin kaynaklarından biri de Akköy’dür. Akköy ilçesine bağlı Gölemezli köyünde bulunan kaynaklardan şifalı çamur banyoları oluşturulur. Çamur kaplıcaları özellikle cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor.

TEKKEKÖY ILICALARI

Tekkeköy Ilıcaları Denizli’nin Sarayköy ilçesine 20 km uzaklıktaki Tekke Köyü’nde bulunur. 90 dereceye kadar ulaşan şifalı sular banyo tedavisi olarak solunum yolu hastalıklarına, cilt hastalıklarına ve romatizmaya iyi gelmektedir. İçme kürleri ise mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi rahatsızlıklarına ve beslenme bozukluklarına iyi geliyor.

BULDAN MADEN SUYU

Buldan’a 2 km uzaklıktaki madensuyu kaynakları, iki ayrı çeşmeden akmaktadır. Bu kaynaklar, soğuk ve sıcak su olarak dakikada 25 litre su verir. Suyun sıcaklık derecesi 19°C’tir. Karbondioksitle bikarbonatlı suların karışımıdır. Denizden yüksekliği 600 metre olan bu maden suyunun sindirim sistemi, karaciğer işlevleri üzerinde olumlu etkisi vardır. Sofra suyu niteliğindedir.

BABACIK (KABAAĞAÇ) KAPLICASI

Tekke köyü ılıcasının 3 km uzaklığındaki Kaabaağaç Köyü’nde yer alır. Roma Dönemi’nden kalma hamamı, havuzu ve giyinme alanları vardır. Romatizma ve eklem rahatsızlıklarından deri hastalıklarına kadar farklı şikâyetteki hastaların sorunlarına şifa sunar.

KIZILDERE ILICASI

Kızıl renkli kayaların arasından çıkan şifalı sular solunum yolları, kalp damar ve romatizmal hastalıklar için tedavi amaçlı kullanılır. Sarayköy’e 11 km uzakta olan Kızıldere Ilıcası’nda iki kubbeli bir hamam, iki banyo, havuz ve soyunma odaları bulunur. Günde 300-500 ton arası sıcak su ve 40 ton da buhar elde edilen Kızıldere Ilıcası’nın suyu oldukça zengindir. Gerek içme gerekse banyo uygulamaları ile kullanılır.

AKKÖY GÖLEMEZLİ ÇAMUR KAPLICALARI

Denizli kaplıcaları arasında çamur kaplıcalarının da önemli bir yeri var. Pamukkale Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarında yer alan Akköy Gölemezli, 4 tane jeotermal kaynağa sahip. Bir tanesi çamur banyosu olarak kullanılan kaynakların sıcaklıkları 35-60 derece arasında değişmekte. Kaynak sularının bileşiminde karbondioksit, sülfat, sodyum ve kalsiyum bulunur. Çamur kaplıcaları deri, sedef, mantar, egzama, kireçlenme ve romatizma hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

YENİCE KAMARA KAPLICASI

Yenice Kamara Kaplıcası, Büyük Menderes’in kıyısında bulunur. Su sıcaklığı 45 derecedir ve bileşiminde demir, bakır, alüminyum, kalsiyum, magnezyum, sülfat iyonu, sodyum klorür, hidrokarbonat gibi maddeler yer alır. İçme suyu olarak karaciğer ve safra yolları, mide, ülser gibi rahatsızlıklara iyi gelirken banyo tedavisi olarak romatizma, siyatik, lumbago, basur, nevrit, nevralji, kadın hastalıkları, kireçlenme, kalp damar rahatsızlığı ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.