Sebat Gerektiren Zanaat: Bıçakçılık

Sebat Gerektiren Zanaat: Bıçakçılık

Selçuklular Dönemi’nde Oğuzların Anadolu’yu yurt edinmeye başladığı dönemlerde Denizli’nin Serinhisar İlçesi Yatağan (Kasabası) Mahallesi’nin bulunduğu bölgeye “Yatağan Baba” yerleşir. Yatağan Baba demircidir ve bu beldede demirciliği başlatır. O gün demircilikle başlayan bu süreç, bugün bıçakçılığa kadar uzanır ve Yatağan Bıçaklarının şöhreti de ülke sınırlarını aşar.

Yatağan’da demircilik, yüzyıllardır babadan oğula geçen en büyük geçim kaynağı. Hemen hemen her evde, eski tip körüklerin önündeki ocakta kızdırılarak demir dövülerek bıçak, çakı gibi kesici alet yapılıyor. Biz de yaklaşık 50 yıldır bu işi yapan Akın Paslanmaz’ın sahibi Hadi Akın ile bıçakçılık zanaatının dününü, bugününü ve yarınını konuştuk…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1961 yılında Yatağan’da doğdum. Bıçakçılığa baba mesleği olarak 1970 yılında başladım. 1986 yılında evlendim. Eşim Ümmü Akın da uzun yıllar benimle birlikte çalıştı, hep bana yardımcı oldu. Onun hakkını ödeyemem. Bugün 4 çocuğum var. Bunların üçü erkek biri kız. İki oğlum mesleğimizi devam ettiriyor. Diğeri de kendi işini yapıyor.

Kendi işinizi ne zaman kurdunuz? O süreç nasıl gelişti?

Mesleğe başladıktan bir yıl sonra babam meslek kazası geçirdi ve bıçakçılığı bırakmak zorunda kaldı. Bu olaydan sonra biz Aydın Ovası’na pamuk toplamaya gittik. Ancak bu iş benim içime sinmedi. Kendi işimin patronu olmak istedim. Evlendikten bir yıl sonra Akın Paslanmaz’ı kurdum. 15 sene her gün 15 saat çalıştım. Öyle ki köyümdeki bazı kişiler beni tanımıyordu. Daha sonra 1. Körfez Savaşı başladı herkes üretimi durdurdu ama ben çalışmaya devam ettim. 8 kişiye kadar istihdam sağladım. Savaş bitince de stoklarımı satarak 2 katlı evimi aldım. Sermayemi oluşturdum.

Bıçakçılık zor bir zanaat mıdır? İyi bıçak nasıl anlaşılır?

Bıçakçılık zor, zorluğuna karşı da kazancı düşük bir meslektir. Ancak sebat ederseniz bu zanaatı öğrenebilirsiniz. Ben hep çocuklarıma da şunu söylerim, ‘zordan kaçmayın. Ne kadar zor olsa da meslek gibi zanaat gibi güzeli yoktur, altın bir bileziktir.’ İyi bıçak saptan uca doğru incelir, kullanım kolaylığı sunar. Kullanan kişiyi yormaz.

Biraz da bıçak yapım sürecinden bahseder misiniz? Hangi aşamalardan geçiliyor?

Metal 950-1000 derece sıcaklıkta kızarmaya başlar. Portakal rengi gibi bir kıvama gelir. O esnada biraz bekletmek gerekir. Çünkü eğer suyu hemen verirsen içine çekmez ve o iyi bir bıçak olmaz. İşin püf noktası da budur zaten. Parlatma işlemi bittikten sonra, bıçağa güzel bir sağ yapılır. Burada kullanılan malzeme isteğe göre değişir. İşin sonunda bir bıçağa 50 farklı işlem uygulanır. Bunların hepsinde de ayrı ayrı ince işçilik gerekir. İyi malzeme iyi ustanın eline gelirse de ondan çok güzel bir ürün çıkar.

İyi bıçak çelikten mi yapılır yoksa demirden mi?

Eğer kaliteli bir çelikse ondan yapılan bıçak öne çıkar. Ama en güzel bıçak araba makasından olur. Ama onun da işçiliği çok zordur. Bir usta bundan günde ancak 3 tane üretebilir. Ama bu bıçak normal bıçakları kâğıt niyetine keser.

Bıçağın kendisi kadar sapı da ayrı bir işçilik… En çok talep gören bıçak sapları hangileri?

Geyik boynuzundan yapılan saplar daha çok süs amaçlı olarak kullanılır. Kök ceviz sapı da yine bu kapsamdadır ve bunların maliyeti yüksektir. Plastik sap olanlar genelde ucuz olur.

Bıçağın bakımı ve yıkaması nasıl yapılmalı?

Mutfağınızda uzun süreli kullanacağınız bıçakları satın alırken muhakkak deneyin. Hemen hemen her bıçağın görünüşü aynı gibi gözükse de sırt kalınlığı, ağırlığı ve uzunluğu farklıdır. Bu nedenle kullanırken elinizle rahatlıkla kavrayabileceğiniz bıçakları tercih edin.

Bıçağı aldıktan sonra bakım süreci de çok önemli. Ahşap saplı bıçakları asla bulaşık makinesinde yıkamayın. Ahşap sudan etkilendiği için bıçağın kullanım ömrünü kısaltır. Çelik olmayan bıçaklarınızın çabuk oksitlenmemesi için yıkadıktan havlu bezle iyice kurulayın.

Lazer kesim olmayan bıçaklarınızı belli aralıklarla bileyletin. Bıçağın belli periyotlarda işin ehli tarafından bakımı yapılmalıdır. Bakımı yapılan, keskinleştirilen bıçağın ömrü de uzun olur.

Son dönemde popüler olan tarihi diziler bıçak ve kılıç satışlarını artırdı mı?

Bu dizilerin bizim işlerimize büyük katkısı oldu, satışlarımız arttı. Geçmişini, kültürünü daha iyi tanımaya başlayanlar bıçak, kılıç almaya heves ediyor. Özellikle yeni tasarım bıçaklar bu hususta çok öne çıkıyor. Daha çok gençler ve orta yaşlı erkekler bu bıçaklara rağbet gösteriyor.

Yatağan bıçağı çok popüler, müşterileriniz arasında kimler var?

Yatağan bıçakları sadece ülkemizde değil dünyada da popüler. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devlet büyüklerimizin hepsine buradan ürün gitmiştir. Bununla birlikte yurtdışından da önemli isimler Yatağan bıçaklarını tercih ediyorlar.

Ürünlerinizi daha çok nerelere satıyorsunuz?

Kurban Bayramı öncesinde bıçak satışları tavan yapar. Biz de bıçaklarımızı ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlere gönderiyoruz. Bunun yanında Karadeniz de bizim için önemli bir pazar. Yurtdışına şuana kadar satış yapmadık. Ancak ihracat yapmak da istiyoruz. Gelecek dönemde bu konuda da adımlar atacağız.

Bir de oğlum şuanda internet üzerinden de satışlar yapıyor. Özellikle Instagram ve Facebook gibi sosyal medya mecralarında bıçak satışlarımız mevcut. Buradan da istenilen her yere ürünü gönderebiliyoruz.

Yatağan Bıçakçılık Festivali işlerinizi nasıl etkiliyor?

Yollarımızın iyileşmesi, altyapı ve üstyapı çalışmalarımız Yatağan’a ulaşımı kolaylaştırdı. Festival zamanları da gelen misafirler iyice artıyor. Çeşitli şehirlerden hatta yurtdışından gelen binlerce turist Yatağan bıçakları ile tanışıyor. Perakende satışlarımız da artıyor. Bu da bizim işlerimizi olumlu etkiliyor.

Birçok zanaatkâr için en büyük problem çırak bulamamak. Sizde de böyle mi?

Şuanda birçok tesis çırak olmadığı için çalışmıyor. Gençler okumaya gidiyor. Zanaat öğrenmek birçok kişiye zor geliyor. Biz de çevre köylerden işçi bulmaya çalışıyoruz. Şuanda çırak bulsam 2 bin TL maaş, sigorta ve yemek vereceğim ama bulamıyorum. İnsanlara asgari ücretle fabrikada çalışmak daha kolay geliyor. Şehir hayatı da insanları cezbediyor.

Bıçakçılığın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Gençler bu mesleği neden tercih etsin?

İnsanoğlu yediği müddetçe bıçağa ihtiyaç olacak. Şekil değiştirebilir, modellere olan talep farklılaşabilir ama bıçağa ihtiyaç her zaman olacak. Onun için de bu meslekte gelecek var. Ama sebat etmek öncelikli şart. Bu olmadan başarı gelmez. Bir de iş yaparken her zaman dürüst olsunlar. Ürünün artısını da eksisini de açıkça söylerseniz müşterinin size olan güveni artar. Bu da işlerinizi uzun vadede olumlu etkiler.