Havuz ve Denizden Gelen Hastalıklar

Havuz ve Denizden Gelen Hastalıklar

Yaz sıcaklarının gelmesiyle serinlemek isteyenlerin ilk adresi genellikle havuzlar ve plajlar oluyor. Ancak birçok kişinin ortak kullanım alanı olan havuzlar ve kimi zaman atıkların karıştığı deniz özellikle çocuk sağlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor.

En temiz havuzun bile denizden daha kirli olabileceğini belirten Dr. Koray Akay uygun şekilde temizlenmeyen bakımı ve dezenfeksiyonu iyi yapılmayan havuzların bakteri yuvası haline gelebileceğini belirtiyor. Çocuklarda ve yetişkinlerde havuz ve deniz kaynaklı hastalıklar hakkında bilgi veren Akay, vücudumuzda hayati birçok organı etkileyen hastalıklar için korunma önlemlerine dikkat çekiyor.

Tekrarlayan güneş yanıkları

Uzun süre güneşe maruz kalındığında ciltte önce kızarıklık yani birinci derece yanık oluşur. Cilt üzerindeki su dolu kabarcıklar ise ikinci derece yanıkları işaret etmektedir. Güneş yanıklarına karşı günde 3-4 defa, 10-15 dakika kadar soğuk musluk suyuyla kompres yapılması gerekmektedir. Ayrıca çocuklar için özel olarak üretilmiş güneş yanığı kremleri kullanılması, 3-4 saat ara ile bunun tekrar edilmesi gerekmektedir. Tekrarlayan güneş yanıklarının cilt kanserine yol açtığı unutulmamalıdır.

Gölge korumuyor!

Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında çocukların güneşe çıkarılmaması gerekmekte. Şemsiye altında veya gölgede bulunmak bile güneş ışınlarından korunmak için yeterli değil. Ultraviyole ışınları, özellikle bir yaşın altındaki bebeklerin cildini olumsuz yönde etkiliyor.

Açık renk kıyafetler giyilmeli

Çocukların yaz aylarında giydiği kıyafetler de büyük önem taşımakta. Öncelikle açık renk, pamuklu kumaştan bol giysiler giydirilmesi, başına siperlikli şapka takılması ve kaliteli güneş gözlüğü kullanılması gerekmekte.

Islak mayoya dikkat

Islak mayo, kirli deniz ve kumsalda yere oturarak oynamak, mikropların vücuda girişini kolaylaştırmaktadır. Özellikle kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonuna yol açmaktadır. Tanı koymak için tam idrar tahlili ve kültürü yapılması gerekmekte. Ardından çocukluk çağına uygun antibiyotik tedavisi, bol sıvı tüketilmesi ve sık iç çamaşırı değiştirilmesi önerilmekte.

Klor kulak iltihabı ve sinüs problemlerine yol açıyor

Havuz veya deniz suyunun kulağa kaçması ile çocuklarda dış kulak yolu enfeksiyonları veya kulak zarı iltihabı görülebilmektedir. Enfeksiyona bağlı olarak kulak ağrısı, dış kulak yolunda şişme, kulak akıntısı, tıkanma, işitme kaybı görülebilir. Havuz suyundaki klor, özellikle alerjik çocuklarda burun tıkanıklığı ve sinüs problemlerine yol açabilmektedir.

Yaz ishalleri en çok 0-5 yaş grubunda görülüyor

Günlük olarak suyun değiştirilmediği ve gerekli analizlerin yapılmadığı havuzlar yaz ishallerine davetiye çıkarmaktadır. Genellikle 0-5 yaş grubunda görülen hafif ishal vakalarında tedavi evde yapılmaktadır. Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye devam edilir. Anne sütü almayan 6 aylıktan büyük bebek ve çocuklara alışık oldukları sıvı gıdaların yanı sıra pirinç lapası, muz, elma püresi, yoğurt, ayran gibi gıdalar verilmektedir. Öğün aralarında ise su verilmesi önerilir. Ağır ishal vakalarında hasta hastaneye yatırılarak damar yolu ile sıvı tedavisi uygulanmaktadır.

Havuz ve denizde gözlerinizi açmayın

Hijyenik koşullara sahip olmayan havuz ve denizlerde ciddi göz enfeksiyonlarına neden oluyor. Havuz kullanımlarında en sık karşılaşılan göz enfeksiyonu ise konjonktivit. Bu enfeksiyon, viral (çeşitli virüslerle) veya bakteriyel (vücuda alınan bakterilerle) olabildiği gibi gözde kızarma, sulanma, yanma ve çapaklanma ile seyredebilir. Viral enfeksiyonlar genellikle hafif klinik şikâyetlere neden olurken, 3-4 gün gibi bir sürede kendiliğinden kaybolabilir. Fakat kişinin vücut direnci düşükse tablo ağırlaşabilir ve enfeksiyon haftalarca sürebilir. Bakteriyel olanlar ise daha ciddi bir tablo oluşturur. Viral ve alerjik konjonktivitlerin tedavisinde kortizonlu damlalar çok etkilidir ve hızla düzelme sağlar. Fakat bu damlaların uzun süre kullanılması katarakt ve glokom gibi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Açık havuzlarda bakteri riski yüksek

Günümüz yaz tatillerinin olmazsa olmazı haline gelen havuzların büyük bir çoğunluğu kimyasal yöntemlerle (chlorid) dezenfekte ediliyor. Fakat kullanılan bu maddeler ne yazık ki tek başına enfeksiyonlardan korunmak için yeterli olmuyor. Çünkü havuzu kullanan kişi sayısı ne kadar fazla olursa, enfeksiyon riski oranında da o denli artış oluyor. Ayrıca açık havuzlara çevredeki bitkilerden ve ağaçlardan dökülen kuru yapraklar ve uçuşan haşeratlar, toz ve bakteri riski taşıyabiliyor. Bunların yanı sıra enfeksiyon taşıyan kişilerden diğer havuz kullanıcılarına da havuz yoluyla hastalık geçebiliyor.

Havuza girerken yüzücü gözlüğü takın

Enfeksiyon dışında suda bulunan kimyasallar da gözlerde alerji yapabiliyor. Özellikle havuz suyunu dezenfekte etmek amacıyla kullanılan kimyasallar, gözlerde hassasiyet yaşanmasına sebep olabiliyor. Bu gibi problemlerden korunabilmek için havuza yüzücü gözlüğü ile girilmesi faydalı olacaktır. Havuz kullanımı sonrası alerjik belirtiler gözlemleniyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.