Elden Ele Devredilen Meşale

Elden Ele Devredilen Meşale

Asya’nın Kandilleri, bir çerçeve sunması açısından Doğu kültür, sanat ve bilimi araştırmaları için başlangıç niteliğindedir.

Dünya tarihinin 9.-15. yüzyılları arasını okuruz Asya’nın Kandilleri’nde (Hece Yayınları). Daha doğrusu dünya bilim, sanat ve kültür tarihi içinde ışığın Doğu’dan yükseldiği yüzyılları…

Aslında Halime Toros’un Asya’nın Kandilleri gibi bir kitap yazmak aklında yoktur. Aynı ismi taşıyan belgesel için kendisinden metin istediklerinde bu işin altından kalkmanın zor olacağını düşünür. Zordur, çünkü ele alınacak bilim adamları veya sanatçılarla ilgili fazla bilgi yoktur kaynaklarda. İkincisi; Halime Toros ince eleyip sık dokuyan biridir, titizdir, kolaya kaçmayı sevmez. Üçüncüsüyse; eldeki doğru bilgilerin azlığından belki de, çok fazla kaynak taraması yapmak gerekir. Bu, zaman alacak bir çalışmalıdır. Kitapta ismi geçen isimlerin her biri için bilim tarihçileri, hiç olmazsa bir doktora çalışması kadar süre ayırır.

Halime Toros’un Asya’nın Kandilleri’ni hazırlarken titizlikle eğildiği ilk konu, doğru bilgiye ulaşmaktır. Ancak doğru bilgi insanların yanlışlarını düzeltir veya insanların doğru bir şekilde düşünmesini sağlar. Halime Toros yaptığı araştırmalar neticesinde Doğu medeniyetlerine dönük bakışının da değiştiğini söyler. Ona göre Doğu medeniyeti halen bir hazine değerindedir. Işık sadece bir zamanlar Doğu’dan yükselmemiş. Derin bir okuma yapıldığında günümüzün göz kamaştırıcı Batı medeniyet ve bilimsel ilerleyişinin temelinde de Doğu medeniyetinin olduğunu görülecektir.

Halime Toros anlatılacak isimleri tespit ederken açısını geniş tutar. Matematikçi Harezmî’yle başlar, fakat hadis alimi İmam Buhârî’yle devam eder. Filozof Fârâbî’ye ayırdığı yer kadar şair Fuzûlî’ye de yer verir. Musikişinas Abdülkadir Meragi’yi görürüz sonra. Türkçenin inceliklerini ortaya koyan Kaşgarlı Mahmut, büyük mutasavvıf Ahmet Yesevî, filozof İbn Sina, astronominin efsane ismi Uluğ Bey de Halime Toros’un dikkatinden kaçmaz. Bu şekilde Asya’nın Kandilleri’nde Doğu medeniyetinin kurucularına dair bir yol haritası çıkarılır. Metinler sade, anlaşılır, geniş halk kitlelerine hitap edecek tarz ve üsluptadır. Halime Toros günümüze uzak bir zaman diliminde yaşamış, alanının zirve isimlerini ele almasına rağmen konuyu iyi toparlar. Ele aldığı isimlerin bütün yönlerini belirttikten sonra zirve yaptıkları noktaları işler.

Asya’nın Kandilleri on üç zirve ismin biyografisinden ibaret değil. Halime Toros, ismi geçen mekânlara dair gezi notlarını ve “Evvel Zaman İçinde, Yitik Zaman Peşinde” ismini verdiği kronolojik çalışmasını da ekler kitaba. Kronolojik çalışmada M.Ö. 7. yüzyılla M.S. 16. yüzyıl arasında yaşanan kırılma noktaları diyeceğimiz tarih, olay ve şahıslar belirtilir.

Halime Toros geniş bir alan taraması yapar, Asya’nın Kandilleri’ni yazarken. En çok başvurduğu isimler ise; Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Fuad Köprülü, Vasilij Vladimiroviç Barthold, Halil İnalcık ve Ahmet Yaşar Ocak’tır. Akıcı dili, olabildiğince doğru bilgiye ulaşma ve bunu aktarma kaygısıyla Asya’nın Kandilleri, bir çerçeve sunması açısından Doğu kültür, sanat ve bilimi araştırmaları için başlangıç niteliğindedir.

YENİ ÇIKANLAR

– Sherlock Homeless ile Nasıl Tanıştım?, Hamza Bilgü, Avangard Kitap

– Bu Hüznün Mesnevisi, İlhami Çiçek, Ketebe Yayınları

 

ESKİMEYEN KİTAPLAR

Kültürden İrfana, Cemil Meriç, İletişim Yayınları

– Leyla ile Mecnun, Fuzûlî, Dergâh Yayınları