Dumanı Üstünde Bir Denizli Lezzeti: Tarhana

Dumanı Üstünde Bir Denizli Lezzeti: Tarhana

Anadolu kadınının yaratıcı ruhunu ve pratikliğini yüzyıllar öncesinden bugüne taşıyan, her sofrada hak ettiği değeri gören, nice kırk yılları da aşacak hatra sahip bir tas tarhana…

Rivayet odur ki devrin padişahlarından biri veziriyle tebdili kıyafet gezerken, fakir bir eve misafir olmuş. Sofrada sadece çorba varmış. Padişah ikram edilen bu çorbayı öylesine beğenmiş ki hemen adını sormuş. Çorbayı hazırlayan köylü kadın, “Dar hane çorbasıdır beyim afiyetle içiniz.” demiş. Böylece ‘darda olan ev’ anlamına gelen ‘dar hane’ zamanla ‘darhana’ sonrasında da ‘tarhana’ olarak anılmaya başlayarak günümüze kadar gelmiş.

Yüzyıllar öncesinden gelen bu şifalı çorbanın ana malzemeleri aynı olsa da, her yöre, kendine has lezzetlerini de ekleyerek farklı tarifler ortaya çıkarmıştır. Denizli tarhanasının hazırlık aşaması da diğer yöresel tarhanaların birçoğuyla benzerlik gösterir. Öncelikle domates ve biberler güzelce ezilir ve karıştırılır; sonrasında un, yoğurt, kaymak ve tuz eklenerek güzelce yoğurulur. Bu karışım 21 gün her gün karıştırılmak üzere bekletilir. 21. günün sonunda ise temiz bir beze serilerek kurutulur. Kurutulduktan sonra avuç içinde ovalanarak toz haline getirilir ve mutfaklardaki yerini alır.

Emekle hazırlanan Denizli tarhanasının pişirilme aşamasına geldiğimizde önemli dokunuşların bu sırada yapıldığını, yöre insanının damak tadına göre yapılan eklemelerle tarhananın asıl lezzetini bu aşamada bulduğunu söyleyebiliriz.

Suda eritilerek pişirilmeye başlanan tarhana çorbasına, küçük et parçacıklı kavurmadan eklenir ve sürekli olarak karıştırılır. Kaynama aşamasına geldiğinde ise birkaç diş ezilmiş sarımsak eklenir. İçine atılan küçük kurutulmuş kırmızıbiberle servise hazır hale getirilen tarhana çorbası, soğutulmadan, sıcak sıcak afiyetle içilir.

Bu topraklarda yaşamanın güzelliklerinden biridir; toprağın bize sunduklarını, katkı maddelerine gerek duymadan, kendi ellerimizle pişirerek yiyip-içebilmek. Hem sağlıklı hem lezzetli Anadolu mutfağından nimetini esirgemeyene şükürlerimizle… Afiyet olsun!