Bir Pamukkale Sevdalısı, Hüseyin Gürlesin

Bir Pamukkale Sevdalısı, Hüseyin Gürlesin

Vatandaşın, “Pamukkale sevdalısı” olarak gördüğü, Pamukkale Belediyesi’nin kurucu Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin ile konuştuk.

Hizmetlerini, projelerini ve biraz da kendisini tanımaya çalıştık. Biz de samimi ve nezaketli bir intiba bıraktı. Kendisinin ifadesiyle, “İnsani anlamda hassas bir kişiliğim vardır.” sözleri, söyleşi sırasında bizde de karşılık buldu. Gürlesin, 3,5 yıllık başkanlık dönemini şöyle özetledi.

Türkiye’de 26 ilden büyük Pamukkale Belediyesi’nde 3,5 yıldır kurucu belediye başkanlığı yapıyorsunuz. Nasıl bir duygu?

Bir kere vatandaşa hizmet edebilmenin verdiği mutluluk çok ayrı… Yeni kurulan bir belediyenin başkanı olmanın verdiği zorlukları da yaşıyoruz. Mesela nüfusta yaşanan her artış, omuzlarımızdaki yükü artırıyor. Göreve başladığımızda nüfusumuz 302 bindi, bugün 337 bini aşmış durumda. Bunun yanında Pamukkale gibi marka bir belediyeye başkan olmak, aday adayı olmamamıza rağmen bu görevin bize tevdi edilmesi büyük bir onur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki bu kutlu davaya katkı sunabilmek ise bizim en büyük amacımız.

Vatandaşlar sizin için “Pamukkale Sevdalısı” diyor. Sizce de öyle mi ?

İşimizi severek yapıyoruz ve işimize aşığız. Aksi halde, arkadan itmeyle bir yere kadar gidebilirsiniz. Denizli turizm, sanayi ve tarım şehri. Şehrimizin bu 3 alanda birden öne çıkabilmesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bu kesimlerin hepsine temas ediyoruz. Temas sırasında vatandaşımız işimizi ne kadar çok sevdiğimizi hissetmiş olacak ki bize “Pamukkale Sevdalısı” diyor. Bu övgüye layık olmaya çalışacağız.

Bütçe sıkıntısı çekiyor musunuz?

Bütçe anlamında şu kadarını söyleyebilirim; kapanan belde belediyelerinin bütçe-sorumluluk alanına kıyasla 3’te 1 seviyelerindeyiz. Ancak bunlara takılmadan görevlerimizi sürdürüyoruz.

Uzun yıllar ticaret yaptınız. Bu şapkanın yanına bir de siyasi şapka eklediniz. İkisi arasında ne tür farklılıklar var ? Bunların size kazandırdıkları neler ?

İşadamı şapkamız belediye başkanı kimliğimize müthiş bir değer katıyor. Başarımızda ciddi bir payın bu ticari tecrübeden kaynaklandığını düşünüyorum. Bununla birlikte ticaretteki insani ilişkiler de Belediye Başkanlığımıza yansıyor. İnsanları ikna etme noktasında tepeden bakan değil de çözüm odaklı ve insani bir yaklaşım sergileyerek maksimum verimi almaya çalışıyoruz.

3,5 yıllık Başkanlık süreci yaşadınız. Sizce Pamukkale’nin en önemli 3 problemi nedir ?

Bir, sorumluluk alanımdaki bölgeler arası uçurum. İki, turizm hak ettiği yerde değil. Üç, kültürel faaliyetler konusunda istenilen seviyede değiliz.

Peki, tespit ettiğiniz problemler için ne tür adımlar attınız?

Bölgeler arası uçurumun kapatılması için yatırımlarda dengeli olmaya özen gösteriyoruz. Gelişmiş bölge 2 birim hizmet alıyorsa, diğer bölgeler 6 birim hizmet alıyor ki bu dengesizlik ortadan kaldırılabilsin.

‘Karahayıt Doğal Yaşam Parkı, turizme katı verecek’

Turizm konusunda da atılım içerisindeyiz. Pamukkale, Karahayıt ve Laodikya gibi yerler bizim için bir lütuf ancak buralara gerek özen gösterilmemiş. Örneğin, turizmcilerimiz fuarlara gidememiş, fuarlara katılamayan Türkiye’deki illerden biri maalesef turizm şehri Denizliymiş, düşünebiliyor musunuz ne kadar acı! Buna yeni kurulan bir belediye olarak katkı vererek düğmeye bastık. Büyük projelerimizden ve 1. Etabı başlayan Karahayıt Doğal Yaşam Parkı da turizme değer katacak. Termal sağlık tedavisi 14-21 gün sürüyor, turistler burada sıkılmadan vakit geçirebilecek. Bunları yaparken de imar konusunda bir duruş sergiledik. Ayrıca bölgenin tanıtımı anlamında da önemli adımlar attık.

‘Denizlide 19 Antik Kent var, dünyada eşi yok’

Kültürel faaliyetler konusunda istenen seviyede değildik. Bunların aşılması hususunda da atılımlarımızı sürdürüyoruz. Pamukkale için az bile. Denizli’de 19 tane Antik Kent var. Dünyanın hiçbir yerinden böyle bir durum söz konusu değil. Yılın 340-350 günü burada güneşi görebilirsiniz, bu da sağlık turizmi ve gelen turistlerin şehir gezip, katma değer oluşturabilmesi açısından çok önemli. Dünya üzerinde inanç turizmi açısından 7 nokta var, bunlardan biri de Laodikya. Hristiyanlar gelip burada hacı olabiliyorlar. Bu değerlerimizi pozitife çevirmeliyiz.

Pamukkale için hayata geçirmeyi düşündüğünüz büyük projelerden bahseder misiniz ?

Projeleri bitirdik. İnşaat çalışmalarımız başladı. Bağbaşı mahallemizde Pamukkale Kültür, Sanat ve Yaşam Merkezi inşa ediyoruz. Buranın arsasını sıfırdan satın aldık ve toplamda 56 milyon liraya mal olacak. 2018’in 10’uncu ayında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Yine Aktepe Kültür Merkezi’ni 2018’in 9’uncu ayında açacağız. Seyir Tepesi var, içerisinde teleferik, bungalov evler, sosyal tesisler ve şehitlik anıtının olduğu 100 milyon lira seviyesinde bir yatırım olacak. Pamukkale Sağlık Kompleksi de vizyon projelerimizden biri. Burayı da 2018’in 2. yada 3. ayında halkımızın hizmetine sunacağız. Burada 19 milyon liralık bir yatırım ve buradan günlük 2 bin vatandaşımız hizmet alacak.

Projeleri hayata geçirirken arsa sıkıntısı çekiyor musunuz ?

Kesinlikle sıkıntı yaşıyoruz. Belediyemizin bulunduğu bu alan bile bize tahsisli. Göreve geldikten sonra vatandaşımıza en iyi hizmete verebilmek için 25 milyon liralık arsa satın aldık.

Üst yapı anlamında neler yapıyorsunuz ?

Burada da önemli adımlar atıyoruz. İlçemiz bir uçtan diğerine 65 kilometre genişlikte. Altyapısı biten 4 mahallemizin üst yapılarına da başladık ve sadece bunların maliyeti 85 milyon lira.

Sosyal Belediyecilik adına attığınız bir adım olan ‘Pamukkale Sosyal Market’in önemini sizden dinleyebilir miyiz ?

Şehrimizin göç alan bölgeleri ilçemiz sınırları içerisinde yer alıyor. Bundan ötürü bölgemizde ihtiyaç sahibi aileler var. Son rakamlara göre 1021 kart dağıttık. Ailelere 250 TL’ye karşılık gelen 1000 kredi puan veriyoruz ve onlar da temel ihtiyaçlarını buradan temin edebiliyorlar. Kartlar yoğun incelemelerin ardından dağıtılıyor ve 6 ayda bir kart sahipleri denetimlerden geçiyor.

Kendi partinizden olduğu kadar muhalefet partilerinden de destek görüyorsunuz. MHP Denizli İl Başkanı Cafer Birtürk Kaynak’ın “Birlikteliğimize öncülük yapan Hüseyin Gürlesin’i önümüzdeki dönem de görevde görmek isteriz” dedi. Bunu nasıl başardınız ?

Bu sözler bizim için gurur kaynağı. Arkadaşımız ile İl Genel Meclisinde bir dönem çalıştık. İnsanlar bu süreçte sizi daha iyi analiz edebiliyor. Ancak sadece bu değil, bunun benzerini 2014 yerel seçimleri öncesinde de yaşadım. O zaman CHP Denizli İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili olan Selahattin Koçdemir, ‘Hüseyin Gürlesin Pamukkale Belediye Başkanlığı için en iyi adaydır’ dedi. Bunlara ilaveten CHP Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Bekir Çapar da ‘Hüseyin Gürlesin Beytül Mal’a el uzatmaz ve başkalarına uzattırmaz’ diye açıklamada bulundu. Bunlar normalde siyaset sahnesinde görülen şeyler değil maalesef ancak bu intibaları bırakabildiysek hamd olsun.

Gürlesin nasıl biridir, sıcak bir yapınız mı var, yoksa mesafeli misiniz ?

Dengeli bir insanım. Duygusalım. İnsanlara şirin görünmek amacıyla yapmacık hareket edemem. İnsani anlamda hassas bir kişiliğim vardır. Tanımayanlar mesafeli bulur beni. Tanıdıktan sonra fikirleri değişir genellikle…İnsanlar yeter ki gelip derdini anlatsın, onların dertlerini dinlemekten hiç gocunmam. Bundan ötürü sekreter ve asistanlarım programlarımın hep sarktığını söylerler.

Vatandaşın sizden en çok talep ettiği şeyler neler ?

Vatandaşlarımız kendisine değer verildiğini görmek istiyor. Biz her ayın ilk Pazartesi günü “Halk Günü” yapıyoruz. Buradaki taleplerin büyük bir çoğunluğu iş oluyor. Park, yol gibi talepler de geliyor. Biz de bu talepleri göz önünde bulundurarak planlamalarımızı ona göre yapıyoruz.

Spor Oyunları Pamukkale ve Denizli’yi ulusal ölçekte öne çıkardı. Bu tür organizasyonlara önümüzdeki yıllarda da devam edecek misiniz ?

Pamukkale Spor Oyunları önümüzdeki dönemde de devam edecek. Bir sonraki oyunları turizmin başlangıcına uygun olması ve gençlik haftası ile aynı dönemde yapılması için 4-5-6 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleştireceğiz. Bu da yarı maraton ve uluslararası olarak gerçekleştirilecek. Biz bu tarz spor organizasyonlarıyla aynı zamanda spor yapma alışkanlığına sahip ve mutlu insanlar görmeyi de hedefliyoruz.

Herhangi bir spor branşı ile uğraştınız mı ? Spor yapmaya vakit bulabiliyor musunuz ?

Gençliğimde futbol oynadım. Ortaokulda da basketbol oynadım ve takım olarak il şampiyonu olduk, bölgeye giderek şehrimizi temsil ettik. Şuanda da belli aralıklarla şehrin önde gelenleri ile basketbol oynamaya devam ediyoruz. Voleybolu da çok severim. Askerde voleybol oynardık, iyi oynadığım için komutan beni yanına almıştı. Bununla birlikte masa tenisini de çok sever, vakit buldukça oynarım.

Kendinizi birkaç kelime ile nasıl tanımlarsınız ?

İnsanın kendisini anlatması zordur. Seçici, çalışkan, dürüst, samimi ve gayretli olmaya özen gösteren biriyim diyebilirim. Ayrıntılara önem veririm. Yaptığım işin en iyisi olması noktasında gayret gösteririm. Neysem oyumdur, yapmacıklığım yoktur. İnsanların kötülüğünü düşünemem ve olaylara pozitif yönden bakmaya çalışırım.

Çocukluk ve gençlik hayalinizde siyasetçi olmak var mıydı ?

Yoktu. Aklımdan geçmedi. Kendi çapımızda mütevazi bir aileydik ve işimize odaklanmıştık. Ancak işadamlığımızdan ötürü, yaşanan ekonomik ve siyasi krizleri görünce bu ülkede niye bunlar oluyor diye rahatsızlık duyuyorduk. Şimdi nasip oldu bu konumlara geldik.

Gürlesin en çok neye kızar ? Hangi kabahati affetmez ?

İyi niyetimin suistimal edildiğini anlarsam, aldatıldığımı ve kasıtlı olarak oyalandığım hissedersem kesinlikle affım olmaz. Kökünü kazırım. Bana karşı dürüst olsunlar, iş aksayabilir bunlara müsamaha gösteririm. Ancak yalanla, dolanla iş yapmaya kalkan olursa kesinlikle tavizim olmaz, dostluğumu bitiririm. Kişiler gelip durumunu anlatsan, hatalar insana mahsus, hepimiz insanız.

En sevdiğiniz yemek nedir ?

Yemek konusunda çok seçici değilimdir, peynir zeytin de olsa yerim. Lezzetli olsun yeter. Eşim de bu konuda çok maharetlidir ve birbirinden leziz yemekler yapar. Çok iyi domates çorbası yapar ve ben bu lezzeti dışarıda asla bulamam.

Hobileriniz var mı ? Ailenizle birlikte sinemaya gidiyor musunuz ?

Gündüzleri hiç vakit olmuyor, akşamları da hanımın yönlendirmesiyle bazen sinemaya gidebiliyoruz. En son ailecek lunaparka gitmiştik. Bulunduğumuz konum itibariyle ailemizi ihmal ettiğimizin farkındayız. Zaten aile desteği olmadan bu işler yapılamaz. Onlar bana, ‘Bizim hakkımız geçsin, helalühoş olsun. Ancak vatandaşın hakkı geçmesin’ diyorlar. Eşim birçok konuda benim yükümü alıyor. Her başarılı erkeğin ardında başarılı bir kadın vardır sözü çok doğru.

Siyasetin en çok hangi tarafınız sevdiniz ?

Siyasetin en çok insanlara faydalı olma ve onların hayır dualarını kazanabilme kısmını sevdim. Önemli olan da bu. Bununla birlikte insanları daha iyi tanıyor ve geniş bir çevreye erişebiliyorsunuz. Samimi ve dürüst insanlar siyasette olmalı.

Hüseyin Gürlesin günün kaç saati başkan, kaç saati eş, kaç saati baba ? 24 saatinizi kaça bölüyorsunuz ?

Eşim bazen isyan edip, ‘Başkanlık eve gelmesin’ der. Ama ben genel olarak evde eşim ve çocuklarımla vakit geçirmeye çalışıyorum. Onların fikirlerini her zaman dikkate alırım. Aile olarak da disiplinli bir aileyiz. Kahvaltı ve akşam yemeklerinde birlikte olmaya özen gösteririz. Ama genel olarak Belediye Başkanlığı günümüzün yüzde  90-95’ini alıyor diyebilirim.

Günün stresini küçük kızınız Sare Nur ile mi atıyorsunuz ?

Sarenur bizim için büyük bir nimet. Bizim 3. ve 4. Çocuğumuz arasında 16 yaş fark var. Ben iyi ki olmuş diyorum. Eve gece 11’de de gitsem onunla çocuk olurum ve benim bütün yorgunluğumu alır. Tepeme çıkar, oyun oynarız ve günün stresini de atmış olurum.